10/4/2008
yar ben sana gel demeden sen gelsen
gözlerimden akan yaşları sen silsen.....
8/24/2008
GÜN GELİR GİDERSİN ELBET
ZATEN ALIŞTI GÖNLÜM UZAKTAN SEVMEYE
SENDE GİT ŞİMDİ
ARDINA BİLE BAKMADAN
EĞER DÖNERSEN
BİLKİ BEN ORDA OLMAM
ÇÜNKÜ YORULDUM ARTIK
ÇOK YORULDUM ARTIK
YORULDUM PEŞİNDE KOŞMAKTAN
YORULDUM BU PLATONİK AŞKTAN
ALLAH'IM YARAT BENİ BAŞTAN
YENİDEN SEVDİRME BENİ
GÜN GELİR SEVERSİN ELBET
ZATEN AVUTTU GÖNLÜM BENİ BOŞ YERE
SENDE GİT ŞİMDİ
ARDINA BİLE BAKMADAN
EĞER DÖNERSEN
BİLKİ BEN ORDA OLMAM
ÇÜNKÜ YORULDUM ARTIK
ÇOK YORULDUM ARTIK
YORULDUM PEŞİNDE KOŞMAKTAN
YORULDUM BU PLATONİK AŞKTAN
ALLAH�IM YARAT BENİ BAŞTAN
8/24/2006
BEN SANA MECBURUM
Ben sana mecburum bilemezsin
Adını mıh gibi aklımda tutuyorum
Büyüdükçe büyüyor gözlerin
Ben sana mecburum bilemezsin
İçimi seninle ısıtıyorum
Ağaçlar sonbahara hazırlanıyor
Bu şehir o eski İstanbul mudur?
Karanlıkta bulutlar parçalanıyor
Sokak lambaları birden yanıyor
Kaldırımlarda yağmur kokusu
Ben sana mecburum sen yoksun
Sevmek kimi zaman rezilce korkudur
İnsan bir akşam üstü ansızın yorulur
Tutsak ustura ağzında yaşamaktan
Kimi zaman ellerini kırar tutkusu
Birkaç hayat çıkarır yaşamasından
Hangi kapıyı çalsa kimi zaman
Arkasında yalnızlığın hınzır uğultusu
Fatihte yoksul bir gramafon çalıyor
Eski zamanlardan bir Cuma çalıyor
Durup köşe başında deliksiz dinlesem
Sana kullanılmamış bir gök getirsem
Haftalar ellerimde ufalanıyor
Ne yapsam ne tutsam nereye gitsem
Ben sana mecburum sen yoksun
Belki Haziranda mavi benekli çocuksun
Ah seni bilmiyor kimseler bilmiyor
Bir şilep sızıyor ıssız gözlerinden
Belki Yeşilköy'de uçağa biniyorsun
Bütün ıslanmışsın tüylerin ürperiyor
Belki körsün kırılmışsın telâş içindesin
Kötü rüzgâr saçlarını götürüyor
Ne vakit bir yaşamak düşünsem
Bu kurtlar sofrasında belki zor
Ayıpsız fakat ellerimizi kirletmeden
Ne vakit bir yaşamak düşünsem
Sus deyip adınla başlıyorum
İçim sıra kımıldıyor gizli denizlerin
Hayır başka türlü olmayacak
Ben sana mecburum bilemezsin..